"Dünya, körün gözünün işlediği son yerdir, ondan ötesini göremez; ama gözü sağlam olan bakışını ondan öteye vardırır ve ebedi evin (gerçek barınağın) onun ötesinde olduğunu anlar. Öyleyse gözü olan ona göz dikmez; kör olan ise ona göz diker; gözü olan ondan azık toplar, kör olan ise ona azık toplar."
Bu noktaları süratlice arz ederken en önemli meselemizin İslam ümmetini tecdid hareketi olduğunu anlamalıyız. Yine bu tecdid hareketinin muhtaç olduğu şeyin Üstad el-Benna'nın tabiri ile, (temkinli, sebatlı ve güvenilir önderlik) olduğunuda anlamalıyız. Bu esastan başlamayan bütün çalışmaların vazifelerini yapmaları şöyle dursun, bekâ ve süreklilik yetenekleri dahi kaybolacaktır. Bundan dolayı çıkış noktası, cemaatin ve ümmetin bütün ihtiyaçlarını kapsayacak şekilde tecdid, tahkik, intikal ve bütün görevleri yapma gücüne sahip olan önderliktir. Bu nedenle İslamî önderliğin unsurlarını, ehliyetini ve rolünün verilmesini araştırmak İslamî çalışmada temel ve önemli bir şeydir. Buna giden yol mükemmel bir şekilde sağlamlaştırılmalıdır. Bu yazınında bu görevden bir parçayı yerine getireceğini umarız. Bu önderliğin, sağlam programın ışığında ve çalışkan mü'minlerle yardımlaşmak suretiyle derin imanı gerçekleştirmesi, üstün terbiye ameliyesini üstlenmesi ve kesintisiz çalımayı kendisine adet edinmesi gerekir. Öyleyse bu önderliğin şartları nelerdir, nitelikleri nelerdir, nasıl çalışır, ahlakî yapısı, yeterliliği, çizgisi, hgareket metotları nasıldır? Nasıl tasarruf eder? İşte bütün buların başlangıçtan itibaren açık olması gerekir.